- Biz bu dünyanın suyunu içtik ve elbet bir gün işememiz gerekecekti.
Kayra
- Biz bu dünyanın suyunu içtik ve elbet bir gün işememiz gerekecekti.
Kayra
biliyor musun hiç kötülemedim seni arkandan. çiçekli bir yoldu ve yürüdüm dedim. bazen ayaklarıma dikenler battı ama her ormanda olur bu dikenlerden dedim.
uyku tutmamış
bazı kavgalar kazandığın zaman kaybedilir.
her şeye rağmen doğru bildiğin yolda yalnız yürümek yanlışların yolunda kalabalığa karışmaktan iyidir.
kafamı yastığa koyup gözlerimi kapattığımda zihnimin sesi soramazsının bu bölümünde diye başlıyor
bir gecede yaşlanırsın 10 yıl anlayamazsın
ellerin gül kokardı sen diken satardın
frekansını tam tutturamadığım bir radyoda kalmaya devam ediyorum. bir ileri bir geri istasyonu başka ve malesef sesi de tam net değil. dinlemekte ısrarcıyım ama dinleyen kulaklarım aslında duymuyor. aklım orda değil. hiçbir yerde değil aklım. çok boş şeyleri düşünüyorum hatta kimse benden daha çok boş şeyleri düşünemez. şehre yaklaştıkça frekansın kalitesi düzeliyor. bu yoldan mı gitsem diye düşünürken gitme diye başlayan bir şarkı çaldı tam zamanında. al işte düşünmem gereken bir konu daha. neyse, 10 saatlik yol başka nasıl gidilir zaten. hardal da iki gündür tek kalıyor evde varınca kesin parçalıycak parmağımı derken sakin bi mırıltıyla dizimin yanına uzandı. kıpırdanınca da biraz patisini gözünü açmadan pijamalarıma geçirdi. gitme demek isteyen bir şekilde diyor. ağzını bile açmadan…
bütün hikayeler biter.
umutsuz insan yoktur durumlar kesin boktandır